Gta San Andreas vs. Gta IV (Episode From Liberty City) desem daha doğruydu ya neyse.
Gta San Andreas çıktığında insanları heyecanlandıran bir oyundu. Serinin bir önceki versiyonu Gta Vice City'den (Scarface'den ilham alınmış bence) farklı olarak siyahi bir adamla oyuna başlıyorduk. Tamamen farklıydı. Gta oyun motorunda bazı iyileştirmeler yapmış grafiklerini çağa ayak uydurmuştu. Gta IV ise ondan çok sonra çıkmıştı. Yine başka bir adamla oyuna başlıyorduk. Kesinlikle bir öncekinden çok farklıydı diyemiyorum işte. Mesele burada başlıyor. Gta San Andreas'ta yakaladığı belli başlı standartları genel oyuncu profilinin son zamanlarda oynadıkları oyunlardan da biraz etkilenerek oluşturulan beğenileriyle Gta IV'e bir dizi iyileştirmeler yaptı. Zamanın bilgisayarlarını çöpe attıracak kadar iyi sistem gereksinimlerine sahip olan bu oyunda, görev harici takılmalar örneğin bara gitmek , dans etmek, restoran gitmek, kız arkadaşla takılmak (bir öncesinde de vardı ama daha farklı olarak Gta IV'e yansımış ve daha güzel olmuş) gibi atraksiyonlar oyuna zevk getiren en önemli etkenlerin başında gelmiş. Görevleri kurgulayan adamlar (ciddi bir topluluk) uzun uzun düşünmüşler bu konuda.
Önce oyun kapaklarında başlayalım, Gta IV görüldüğü gibi ilk olarak PS3 oyunuydu. Daha sonra bilgisayar için çıkartıldı. Neden bunu yaptılar hala anlamış değilim.
Ayrıca, Rockstar games bu oyun kapaklarını kime yaptırıyor bilmiyorum ama her oyununa devrim gözüyle bakan firma kapak tasarımında sadece kutucukların içini değiştiriyor.Ama kimse kışkırtıcı olmadıklarını da söylemez.
Oyundaki adamımızı kullanımız ise San Andreas'a göre IV'te baya değişiyor. San Andreas'taki C.J. sola ya da sağa dönerken bir kütük gibi nereye dönersek istifini hiç bozmadan oraya dönüyor. Yani sağa döndüğünde sağa doğru bir eğilme kayma yok vucutta. Ama bu Niko'da (IV'te) öyle değil. Bu sefer adamı kütük eylemeyelim demiş olacaklar ki sağa ya da sola dönüldüğünde bir vucüt bütünen oraya kayıyor. Yani diğerinin tam tersi. Ortası yok mu Rockstar?
Ayrıca oyun grafik açısından çağ atlamış durumda.
Gta San Andreas
Gta IVDiğer bir konuysa Gta San Andreas tek Dvd'lik bir oyunken Gta IV ise 4 Dvd. (Blu-ray ya da SuperDvd almadıysanız). Tabi ilk başta tek parça olarak sunuldu Gta IV çünkü PS3 içindi ve Blu-raydi.
San Andreas'ta görevleri yapar oyunu bitirirsiniz. Size helikopter uçak yarışları falan verir. Yani Rockstar Gta IV'e çektiği kıyağı San Andreas'a çekmedi ama şimdi içinde kalan bütün ukteleri gerek Iphone, gerek wii için çıkartıp duruyor. En son da Chinatown war'ı çıkarmış telefonlar, cep bilgisayarları için.
Bütün bunların haricinde arabalar konusu var ki aman sabahlar olmasın. San Andreas arabalar konusunda bana göre daha iyiydi ama IV'ün hakkınını yememek lazım şimdiki arabaları yapmaya çalışmışlar ve de gerçekten iyi olmuş. Araba kullanımı bir önceki versiyona göre çok daha iyi ve gerçekçi.
Google'den foto arıyordum arabalar için. Bir de baktım ne göreyim; bizim mahallenin tüpçüsü oyuna girmiş!
Aa bu bizim buralarda dolanan ekip değil mi?
Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2010 Çarşamba
Oyun Kritikleri - Gta San Andreas vs Gta IV
Renault ile İBB işbirliği
Renault Türkiye'de çok satılan bir marka. Öyle aman aman, olmazsa olmaz, ondan başkasını kullanamam demez kimse ama yaptılar mı sağlam yapıyorlar. Uzun süreli oluyor. Örneğin Renault 12, Toros modelleri hala kullanılıyor. Ziyaret ettiğim köylerde dağa bayıra çıkılacaksa traktörden çok bu araba kullanılır.
Sadece köylerde mi? Hala taksiler (büyükşehirlerde sayıları iyice azaldı. Onlar genelde Hyundai'lere döndü)
Renault 12'dir, Toros'tur; zaten süreni de yaşlı bir dayıdır. İneceğin yeri söylersin taksimetre açma sana 10 vereyim anlaşalım dediğinde "gel bahalım yeğenim" derler.
İşte o Renault 12'nin 1985 yılında Trt'de yayımlanan bir reklamı:
Tabi ki Renault yalnızca Toros'tan ibaret değildir. Türkiye çapında dünya çapında satılan hala insanların binmek istediği araçlar üreten bir Fransız firması. Google'a Renault yazınca önerilen sayfalara göz atmak yeterli herhalde.
Asıl konuya dönelim; Belediye ve Renault anlaşmışlar. Belediyeye demişler ki, git istasyon kur biz arabaları Bursa sanayide üretip getiriyoruz (Fluence'ler Bursa'da üretiliyor) Belediye de tamam abi dedikten sonra işe başlamış. Törenimsi bir kutlamayla bugün açılış yapılmış.
Benim aklıma bir soru daha geldi. Şimdi bizim arabalar bozulsa sanayiye gideriz, tamircilere gideriz. Elektrikli icatlar bozuldu mu da elektrikçiye gideriz. Peki bu elektrikli araba bozulursa kime gideceğiz?Bu sayede yeni bir iş kolu doğuyor: Oto-elektrikçilik!
Sadece köylerde mi? Hala taksiler (büyükşehirlerde sayıları iyice azaldı. Onlar genelde Hyundai'lere döndü)
Renault 12'dir, Toros'tur; zaten süreni de yaşlı bir dayıdır. İneceğin yeri söylersin taksimetre açma sana 10 vereyim anlaşalım dediğinde "gel bahalım yeğenim" derler.
İşte o Renault 12'nin 1985 yılında Trt'de yayımlanan bir reklamı:
Tabi ki Renault yalnızca Toros'tan ibaret değildir. Türkiye çapında dünya çapında satılan hala insanların binmek istediği araçlar üreten bir Fransız firması. Google'a Renault yazınca önerilen sayfalara göz atmak yeterli herhalde.
- Renault Clio
- Renault Megan
- Renault Kargo
- Renault Mais
- Renault Fluence
- Renault Master
Biraz da Renault Fluence ZE'den konuşalım;
160km menzilli bu araç için üç farklı şekilde şarj seçenekleri var, şarj ücretleri hakkında şu an için bir bilgi yok. Şu an benzinle çalışan Fluence'lerin 35-60 bin TL arası olduğunu düşünürsek Fransa'da vergi teşvikleriyle 21 bin Avro (40 bin TL civarı) tutarında satışa çıkarılacağına göre çok da pahalı gibi görünmüyor. Tabi masrafları çok sonradan teker teker artacakmış gibi bir his var içimde ama neyse...
Bu üç farklı şeçenek ise şöyle;
- Standart şarj
- 2) Hızlı şarj
- 3) Özel “Quickdrop” sistemi ile hızlı akü değişimi
Benim aklıma bir soru daha geldi. Şimdi bizim arabalar bozulsa sanayiye gideriz, tamircilere gideriz. Elektrikli icatlar bozuldu mu da elektrikçiye gideriz. Peki bu elektrikli araba bozulursa kime gideceğiz?Bu sayede yeni bir iş kolu doğuyor: Oto-elektrikçilik!
Etiketler:
Dacia,
Elektrikli arabalar,
Google,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi,
Nissan,
Renault,
Renault 12,
Renault Toros,
Şarj
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








